zekeriya öz ( cumhuriyet savcisi ) tarafindan baslatilan operasyondur, izmir barosunun, 4 nisan 2008 tarihli bülteninde arka kapakta yer verilmiş olan bilgiye göre, (cumhuriyet ege burosu) izmir barosu hakimler ve savcilar yüksek kurulu'na basvurarak ergenekon sorusturmasini yürüten * şahsının görevden alinmasini istemiştir.
ergenekon sorusturmasinda yanlı davrandigi düşünülüyor, bende ayni fikirdeyim. taraf olmus bir cumhuriyet savcısıyla karsi karsiyayiz. izmir barosunun gerekcesinin tam metni ise şöyle; toplum içinde yeri ve konumu ne olursa olsun hiç bir kişi veya kurumun hukuk kurallarına ihlal ayricaligi yoktur ve olamaz, yargı bagımsızlıgı yargıc ya da savcılaria taninmiş bir ayricalik olamaz. nevzat erdemir in görüşü ise; yargı bagımsızlıgı adaletin her türlü kusku ve baskıdan arınmıs bicimde gerceklesmesine yaradığı yönünde.
şimdi, cumhuriyet savcilarinin hepsinin mükemmel görev icrası halinde oldugunu savunamayiz, hukukla ilgili arkadaslarinda anlayacagi gibi, sayin zekeriya öz, atamayla gelmiştir. ve bir atamayla yerinden gidebilir. akp nin kapatma davasini açan çok sayin cumhuriyet başsavcısı ile ayni konumda degildir. biri secilmiştir, biri atanmiştir. secilen, atanandan üstündür. burada atanan zekeriya öz oluyor.
izmir barosunun hakimler ve savcilar yüksek kuruluna gönderdikleri dilekcede yer alan görüşler * ise şöyle;
yakın tarihte van 100. yil universitesi rektörü yücel aşkın gözaltina alinip tutuklanmasi, daha sonra yargilanip beraat etmesiyle başlayan, hakkari ve şemdinli de dış odaklarin provoke edip güdümlediği olaylardan sonra o dönemin kara kuvvetleri komutani na yönelik politika kaynakli suc akimina yol acan, bunu yapan cumhuriyet savcısının meslekten ihracına neden olan surecin ergenekon adli sorusturmayla devam ettigi anlasilmaktadir. adalet tecelli etmelidir. ayrica yer alan baska ek bilgi ise şu, haklarinda ergenekon sorusturmasi kapsaminda işlem baslatilan kişilerin ortak özelliğinin başbakan erdogan aleyhine dava acmak oldugu..
zekeriya öz, bu ithamlarla anilan cumhuriyet savcısıdır. keşe ithamlara mahal verecek işler olmasaydi ancak bazi şeyler deneye yanila hallediliyor.
izmir barosunun degindigi en önemli husus ise şu oluyor;
turkiye de emniyet ve adalet örgütü içine fettullahçı ve nakşi tarikatına uye kişilerin sızdıgının bilinen gercek oldugunu dile getirmeleri..
izmir barosu başkani sayin erdemir, bir tarikat şeyhinin, yandaşlarina adalet örgütü icinde yapılanma talimati verdigi de bilinmektedir, bu durum yurttaşlarimizin adalete olan inancinin örselenmesine yol açmaktadir. adalet örgütü içinde yaratilan bu tahribatın tez elden restore edilmesi, yargıya sızan gerici unsurlarin ayıklanmasi gerekir şeklinde bir aciklama yapmiştir. hukuk devletinde kuşkusuz hiçbir kişi ya da kurumun suç işleme ayricaligi yoktur ve olamaz. suç işleyen kim olursa olsun, en etkin ve hızlı biçimde soruşturma ve kavusturma yapılmali, gecikmeye neden olmaksızın..
Bazi vatandaslarimizin bi'haber oldugu konu..
olay söyle ortaya cikar;
dün gece teke tek programında yaşadığım şoklar, giderek yaşlanan kalbime ağır gelmiş olacak ki, sabaha kadar uyuyamadım.
maksadım üniversitede türban meselesini, üniversitede okuyan kızlarla konuşmak, tartışmaktı.
konuklarımdan ikisi türbanlı, ikisi ise başı açık kızlardı.
başı açıkların biri kendini liberal, diğeri ise kemalist olarak tanımlıyordu.
her dört kız da kendi görüşleriyle paralel derneklerde çalışıyorlardı.
ve emin olun ki, şimdiye kadar yaptığım hiç bir teke tek programı beni bu kadar şok etmemişti.
1999'dan bu yana türban eylemcisi olan nuray, inanç özgürlüğü
kapsamında türbanla eğitim hakkını savunurken, bunun eğitimle sınırlı
olmayacağını, kamuda çalışmak dahil her türlü hakkı kapsaması
gerektiğini söyledi.
bu alıştığımız bir durumdu.
türbanlı aktivistlerin tamamı bu söyleme sıkı sıkıya sarılıyordu.
yani akp'nin anayasa'da yaptığı ama iptal edilen değişiklik zaten onları kesmeyecekti. bu biliniyordu.
ancak nuray konuyu bambaşka taleplere taşıdı.
nuray'a "inanç gereği diye yasama tarafından oluşturulmuş hukuku
beğenmeme ve kendi inançlarınıza göre yargılanma talebinizin ortaya
çıkmayacağını ve yarın öbür gün müslümanların kadı mahkemesinde
yargılanmasını istemeyeceğinizi kim garanti edebilir?"
diye sordum.
çok samimi yanıt verdi.
"kimse garanti edemez. hatta isteriz de. niye insan kendi inandığı hukukla yönetilmesin"
şok olmuştum.
"bu çok hukukluluk anlamına gelir. bir demokraside böyle bir şey nasıl olacak?" diye sordum.
"niye olmasın" dedi.
daha sonra değir türbanlı kız kevser'e bir soru yönelttim.
"iran'daki baskı rejiminin islam'a örnek olamayacağını söylüyorsun ama facebook'daki sayfanda humenyi resimleri varmış"
dedim.
"evet var. humeyni'yi çok severim" dedi
"iran'daki rejimi kuran o değil mi?" dedim.
"onun kurduğu rejimi bozdular" dedi.
"peki humeyni'yi çok seviyorsun. atatürk'ü de sever misin?" diye sordum.
"asker olarak çok başarılıymış" dedi.
askerlik vurgusu dikkatimi çekti.
tam bir milli görüş çizgisiydi.
sonra dönüp aynı soruyu diğer türbanlı konuğum nuray'a yönelttim.
humeyni'yi o da çok seviyordu.
"peki atatürk'ü seviyor musun?" diye ona da sordum.
önce biraz şaşırdı. ne diyeceğini bilemedi.
sonra "acaba düşündüğümü söylersem suç olur mu?" dedi ve yine büyük bir samimiyetle "hayır atatürk'ü hiç sevmem" dedi.
"niye?" dedim.
"85 yıldır çektiğimiz çilelerin müsebbibi o da ondan" dedi.
"iyi de sevmediğin o adam türkiye'yi ingiliz, fransız, yunan
işgalinden kurtardı. onun sayesinde bağımsız bir ulus olduk. o olmasa
idi bugün burada yabancı bir ülkenin mandası altında olabilirdik.
sömürge olurduk" dedim.
ama nuray kararlıydı.
"kurtuluş savaşını atatürk değil, inançlı müslümanlar başlattı.
maraş'ta bir kadının türbanına el uzatılmasıyla kurtuluş savaşı
başladı. atatürk'le ilgisi yok" dedi.
"atatürk bu savaşı organize etmeseydi, maraş'ta veya başka bir yerdeki bu gibi tepkiler ezilip yok edilirdi" dedi.
ona da yanıtı vardı.
"belki de daha iyi olurdu. belki yabancı manda altında inançlarımız daha iyi yaşayabilirdik. daha özgür olabilirdik"
dedi.
değerli okurlar.
işte türkiye cumhuriyeti'nin karşı karşıya olduğu durum bu.
istenen bu.
bugün söylenmese de talep edilecek olan bu.
anayasa mahkemesi kararına karşı gösterilen tepkinin nedeni bu.
türkiye cumhuriyeti'nden alınmak istenen rövanş bu.
bunun kılıfı özgürlük.
bunun kılıfı demokrasi.
bunun kılıfı liberalizm.
yerse.
yemezse zorla.
öyle diyorlar.
not: programda liberal görüşlerini ütopik bir dünyada dile getiren
konuğum, program sonunda türbanlı kızlarımızın telefonlarından yağan
tebrikleri kabul ederken çok mutlu görünüyordu.
not2: bu programdan sonra türkiye'yi bekleyen gelecekten gerçekten
çok korkmaya başladım. başbakan'a kur yapan hülya avşar'ın bu programı
izlemiş olmasını çok isterdim.
Fatih altay li nin programinda gecen bu konusmalar oldukca komiktir aslinda, habersiz oldugundan mi? haberli oldugundan mi? böyle konusmustur konuklari.. Sütçü imam, adi imam olan meslegi sütcülük olan biriydi..
Tarihi bilmek lazim..
1 mayis emegin bayramini turkiye neden huzurlu kutlayamiyor? neden.. cunku emegin bayrami sol goruslu insanlarimizin yani daha cok az gelirli insanlarimizin emeginin gucunu ve bu emegin ekmegini yedikleri icin maddi ve manevi anlamda daha rahat bir yasam istediklerini hatirlatmalari icin one cikarilmis bir gun.. ama turkiye, sol denildiginde hak emek denildiginde malesef pkk kürt ve karisikliklari animsadigi icin, bu emek ve hak kelimelerini gordugu yerlerde kargasalara (!) maruz bırakildigi icin refleks misali tarafli bakiyor da ondan. sebebi, bunun gibilerinin sol gorus kavraminin icini bokla doldurmus olmasi.. yabanci ulkerde 1 mayis, gayet usturuplu sakin misler gibi cicekler gibi dile getirilip kutlanirken neden bizim sokaklarimiz savas alanina donuyor? cunku hak aramak emekci olmak direk solcu olmak gibi aliganiyor bu dogrudur, zengin solcu gorulmus degildir cok fazla ancak, solcu olundugu zaman pkk sempazitani, kurt yandasi kavgaci asi insan olmak gibi bir dayatma var burada bizlere sunulan.. solcu adam, emegin degerinin pesindedir bu bir, solcu adam ırksal milliyetclik yapmaz ırk kayirmaz bu iki.. sonuncusuysa, solcu adam uzlasmaci adam olmak zorundadir ki bunu yapabilen yok. evrensel milliyetclik, insan eksenli milliyetcilikdir. ( turk milliyetcisi turkiye de sagci oluyor da kürt milliyetcisi solcu olur garip! ikiside milliyetci lan denyomusunuz... hemde kürt milliyetcisi ic savas meraklisi terorist!! turk milliyetcisi, nufus cuzdanini tasidigi vatanin yasal sevicisi.. uyanin artik! isinize mi gelmiyor yoksa?? ) sag da sol da turkiye icin milliyetcilikle kafayi bozmus oldugundan solcu nasil olunurun en bilindik kelimeyle tabir edilisidir evrensel milliyetcilik.. ve bu adam, turkiye icin solculugun icini boşaltıp bokla doldurarak en cok lideri oldugu varsayilan kürt kardeslerimize en buyuk kotulugu yapmmısdır.. akli calisan eli kalem tutan cok kisi pesinden gitse ve hak verenleri olsa bile, ayi yavrusunu severken öldürür mottolu sevmistir ırkdaslarini..
bende istiyorum 1 mayisi kutlayabilmeyi, ama nevruzu parselledikleri gibi 1 mayisi da batirdilar..polislere tas atmadan kutlanmiyor nedense, amaclari hak aramak mi ic savas cikaracak bir kıvılcım yaratmak mi ? ne ariyor bir mayis kutlamasinda elinde bayragim dedigi pacavra? ay yildiz degilken elinde, nedir o sırıtarak salladigi.. nedir o basindaki malum renkler? renkleri bile parsellediler bir arada kullanmaktan cekiniyoruz, taraftari sanilmamak icin.. bir kere bu lider ya hani, bu liderin halki madem haklı olacak kardeslik zavazingosunun mottosunu surecek, once o pacavralari ellerinden o ortuleri baslarindan indirecek, bu sekilde ne aradiklari ne yapmaya calistiklari cok asikar.. tabiki kıvılcım. böyle konusunca faşo oluyor insan tabi, soyle bir mayis kutlamalarinda polisle catismadan hic solcu olunur mu.. kesin fasist bu. hoş resmi devleti savunan ne kadar haklı olabilir ki kurmus utopik sınırlar yok markajını bekliyor çakal, o imkansiz hemserim.. o dedigin dunya duzeni utopik! utopik olmasaydi keske ama utopik, yok oyle sınırlar kalksin kardes olalim.. zengin olan tekmeyi atar kazandigini paylasmaz insan dogasi aykiri buna.. gercekci solcu olmak icin likit calismak lazim, olabilite uzerinden solculuk yapmak lazim, yoksa al utopik fikirleri vur das kapitale al ordan mark bul bir lenin yok öyle.. teorem ayri, uygulama ayri. her teorem birebir uygulanamaz, benzerlikler gosterebilir ancak..
© insiyalistdesigned by DT